Akay Cemal

30 Ağustos, Kıbrıs Türkünün mücadelesinde ilham kaynağıdır





Modern Türkiye’nin kuruluşunda köşe taşlarından biri olan, Kurtuluş Savaşı’nda düşmana son büyük darbenin vurulduğu Gazi Mustafa Kemal Atatürk önderliğindeki 30 Ağustos Zaferi’nin 99’uncu yıldönümü bugün Türkiye ile birlikte KKTC’de törenlerle kutlanacak. Bu çerçevede Başkent Lefkoşa ve tüm ilçelerde törenler düzenlenecek, bazı sosyal etkinlikler yapılacak.

Yıllar önce Afyonkarahisar’a gittiğimde, Kurtuluş Savaşı’nın kararının verildiği Kocatepe’ye çıkmıştım. Afyona’a gidip de, Kocatepe’ye çıkılmaz mı? Kurtuluş Savaşı’nda önemli bir yeri olan Kocatepe’ye bizi, Afyon’da yayınlanan ‘Kocatepe’ gazetesinin sahibi merhum İbrahim Küçükkurt götürmüştü. Kıbrıs Barış Harekâtı’ndan sonra buralara gelen gazetecilerdendi. Kıbrıs’ı çok sevmiş ve kısa süre içinde dostlar edinmişti. Onlar arasında Güzey Şemsettin, Adem Kader ve Derviş Türker de vardı.

Kıbrıs ziyaretlerinde beni mutlaka arar ve buluşur, sohbet ederdik. Gazetesinde yayınlamak için, Kıbrıs’taki olaylara ilişkin fotoğrafları toplar ve kendisine verirdim. Sıkı bir işbirliğimiz olmuştu İbrahim Küçükkurt ile. Afyon’un önde gelen isimlerinden biriydi…

Atatürk, Kurtuluş Savaşı kararını Kocatepe’de almıştı. Başkomutan sıfatıyla muharebeyi yönetmek üzere 26 Ağustos sabahı Genelkurmay Başkanı Fevzi Çakmak ve Batı Cephesi Komutanı İsmet Paşa ile yol haritasını çizmişlerdi. Topçu ateşiyle şafak vakti başlayan harekâtın devamında Türk askeri, sabahın ilk ışıklarıyla hücuma geçerek Tınaztepe’yi ele geçirir ve düşman uzaklaştırılır. Taarruzun ilk gününde 1. Ordu birlikleri Büyük Kalecik Tepe ile Çiğli Tepe arasında 15 kilometrelik alanda, düşmanın 1. Hat mevzilerini ele geçirir. Bu arada 5’inci Süvari Kolordusu da düşman gerilerindeki ulaştırma kollarına başarılı taarruzlarda bulunur.

Türk ordusu 27 Ağustos’ta tüm cephelerde yeniden taarruza geçer. 28 ve 29 Ağustos’ta başarıyla sürdürülen taarruz, düşmanın 5’inci tümeninin etkisiz kılınmasıyla sonuçlanır. 29 Ağustos gecesi durum değerlendirmesi yapan komutanlar, hemen harekete geçilip, taarruzun kısa sürede sonuç vermesinde görüş birliğine varırlar. 30 Ağustos için gerekli önlemler alınırken, Başkomutan Mustafa Kemal Atatürk, aynı günün sabahı Kütahya’nın Altıntaş ilçesine bağlı Zafertepe Çalköy’de birliklere hücum emrini verir. Mustafa Kemal Paşa’nın bizzat yönettiği Dumlupınar Meydan Muharebesi’nde kahraman Mehmetçik, Yunan birliklerini Allıören, Keçiler ve Kızıltaş Deresi yolunun iki yanında kuşatıp mağlup eder.

Büyük taarruz ve Başkomutanlık Meydan Muharebesi zaferle noktalanırken, 31 Ağustos günü Zafer Tepe Çalköy’de bir evin bahçesindeki kırık bir kağnının üzerine savaş alanlarının haritasını koyan Atatürk, Fevzi Çakmak ve İnönü ile durum değerlendirmesi yapar. Yunanlıların yeniden savunma düzenine geçmesini önlemek ve onlara son darbeyi indirmek için İzmir’e girmeye karar verilir. İşte o andan itibaren Atatürk, birliklere “Ordular; ilk hedefiniz Akdeniz’dir, ileri” emrini verir. Nice yerlerin geri alınmasıyla Yunan ordusunu İzmir’de denize döken Türk Ordusu, Mustafa Kemal Paşa’nın emrini büyük bir başarıyla yerine getirir.

Aradan 99 yıl geçti. Ancak tarihten ders alınmamış gibi davranışlara tanık olunuyor. Yunanistan ile el ele veren AB’nin şımarık çocuğu Rum tarafı, bazı ülkelerle ‘şer ittifakı’ kurarak, Doğu Akdeniz’de bir takım oyunlar tezgâhlamaya kalkışmış, ancak daha ileri adım atmaktan kaçınmıştır. Bölgede suları bulandırmanın kimseye bir yararı olmadığını kavrayacak bir zihniyetin galebe çalmasını temenni ederken, Zafer Bayramı’nın 99’uncu yıldönümünü kutlarız. Kıbrıs Türk halkının varoluş mücadelesinde 30 Ağustos’lar ve 9 Eylül’ler gibi tarihler rehber olmuş, onlardan ilham alınmıştır.

***

İlker Kaptanoğlu, Kıbrıs aşığı dört dörtlük bir müzisyendi

Lefkoşa’da Mahmut Paşa Sokağı’nın hemen arkasında, makinistlerin bulunduğu alanda buluşurduk İlker Kaptanoğlu (75) ile. Değirmenlik’te kalan Atilla Güneri çalıştırırdı büfesini. Daha sonra da Olgun Demirkıran’a devretmişti… Masayı döşemekte Demirkıran usta isimlerdendir. Arkadaş çevremiz orada buluşur, sohbetimizi yapardık. İlker Kaptanoğlu bazen klarnetini de getirir ve renk katardı. Bir süreden beri rahatsızdı ve tedavi görmekteydi. Eski dostumun ölüm haberine çok üzüldüm. Nice anılarımızı bir film şeridi gibi gözlerimin önünden geçiriverdim.

Dost canlısıydı İlker Kaptanoğlu. Bizim Yayın Yönetmeni Uğur Kaptanoğlu’nun babası olan İlker Kaptanoğlu, Zafer Sineması yakınında, Gençlik Gücü Spor Kulübü’nün üst kısmındaki hisar boyunda kalırdı. Babaları, Posta Dairesi’nde çalışan beyefendi biriydi. Henüz ilkokul çağında keman çalmayı öğrenmiş, daha sonraları klarnet ve saksafonu da eklemişti. Kıbrıs sevdalısı dört dörtlük bir sanatçı olduğundan, bir dönemin ünlü müzik gruplarından ‘Fırtınalar’ ve diğer ekiplerde yer almış elemanlardandı. Aynı zamanda Lise’nin bando takımının müdavimlerindendi. Pek çok koro ve orkestrada çalışmış olup, Kıbrıs Türk müziğine damgasını vuranlardandı. İngiltere’de ‘Royal School of Music’te öğrenim gören İlker Kaptanoğlu’nun vefatı, ailenin yanı sıra, sanat camiasını ve sevenlerini derinden üzdü.

Önceki gün Lefkoşa’da son yolculuğuna uğurlanan değerli dostuma Allah’tan rahmet, oğlu Uğur Kaptanoğlu, torunu Batuhan Zorluoğlu ve tüm aileye başsağlığı ve sabırlar dilerim. Nur içinde yatsın, mekânı cennet olsun.

Bu arada eski futbolculardan, Rum takımlarındaki kalecilerin bir dönem korkulu rüyası olan Vedat Haklı, namı diğer ‘Cipsi’nin eşi, ailenin değerli büyüğü Özkan Haklı da dün Ozanköy’de toprağa verildi. Oğlu ve gelini Salih-Gülden Sonüstün, torunları Berin-Berkiye Sonüstün “Acımız sonsuzdur. Tüm akraba, dost ve sevenlerine üzüntü ile duyurulur. Yattığı yer nur, mekânı cennet olsun” dediler.

30 Ağustos, Kıbrıs Türkünün mücadelesinde ilham kaynağıdır
Yorum Yap

Yorumlar kapalı.